Kdz.Ereğli Manşet Siyaset

Bu kent bizim babamız, annemiz… Bu şehir bizim oğlumuz, kızımız, kardeşimiz.

Muhittin Dikmen CHP Kdz.Ereğli Belediye Başkan aday adaylığını CHP Parti binasında yaptığı başkon konuşmasıyla tekrar ilan etti. Dikmen’in konuşması şu şekilde: Karadeniz Ereğli Belediyesi’ni yönetme hedef ve gayesi ile 27..

Bu kent bizim babamız, annemiz… Bu şehir bizim oğlumuz, kızımız, kardeşimiz.

Muhittin Dikmen CHP Kdz.Ereğli Belediye Başkan aday adaylığını CHP Parti binasında yaptığı başkon konuşmasıyla tekrar ilan etti.

Dikmen’in konuşması şu şekilde:

Karadeniz Ereğli Belediyesi’ni yönetme hedef ve gayesi ile 27 Eylül tarihinde yola çıktım. Aradan geçen iki ayı aşkın zaman zarfında da bir yandan çalışmalarımı diğer yandan da ziyaretlerimi sürdürmeye özen gösteriyorum.

Beni az çok tanıyorsunuz. Hiç değilse soyadımdan yola çıkarak kimlerin oğlu, kimlerin torunu olduğum hususunda bilgi sahibisiniz.

Bir gün size; “Muhittin Dikmen kim?”, diye sorsalar; “Bizim evladımız.”, diyeceğinizi biliyorum.

Benim en büyük gerçeğim bu.

Biyografimde, kartvizitlerimde yazan ilk baştaki cümle bu.

***

Muhittin Dikmen, hayatı boyunca, kültürel bir mozaik içinde, farklı kentlerden ilçemize gelerek bizden olmuş insanlarla gönül bağı kurduğumuz şehrimizdeki herkes için iyi bir dost olmuştur. Öyle kalmaya da devam edecektir.

Çoğunuzun ağabey bildiği, kardeş gördüğü Yücel Dikmen’in oğlu, binlerce öğrenciyi bağrında yetiştirmiş ve topluma kazandırmış eğitim yuvasıyla gönüllerinizde yer etmeye devam eden Vesile Dikmen’in torunu, CHP’ye ömrümün en güzel yıllarını hizmetle geçirmiş Hayri Dinçer’in damadı, sizlerin öğretmen arkadaşı Tunay Dikmen’in eşi Muhittin Dikmen, bu toprakların çocuğudur. Bozhane’den Yalı’sına kadar hemen her yerde ayak izleri vardır. Bu kentin neredeyse her sokağında yankılanan çocuk sesleri, çalışırken akıttığı alın teri vardır.

Muhittin Dikmen tam da budur. Bu şehrin kaldırımlarında ayak izleri, sokaklarında sesi, akıttığı kurumamış alın teri olan bir kardeşiniz, bir ağabeyiniz, dostunuzdur.

***

Az önce sizlere aile büyüklerimden bahsetmeye çalıştım.

Babaannemin, hayırseverliği ile tanındığından, bu memleketin evlatları için yaptırdığı okuldan, Türkiye’nin ilk iş kadınlarından biri olduğundan…

Babamdan da bahsettim, annemden de eşimden de…

Bu aile bireylerimin her biri de yaşamım boyunca bana güç katmıştır. Ancak ben 23 sene önce anne, babamı ve ablamı bir trafik kazasında kaybettim. Onları toprağa verdim. Ben ise bugün buradayım; karşınızdayım. Kendi emeklerim ve çabalarımla Cumhuriyet Halk Parti’mizin Karadeniz Ereğli Belediye Başkan Aday Adayıyım. Kimsenin torpili veya ricası ile bu noktaya gelmedim. Kimsenin adamı da değilim. Yanımda olan sadece partim ve Karadeniz Ereğli halkıdır. İşte bu sebeple de Karadeniz Ereğli halkına her hizmetimde Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkelerini, hedeflerini… yani kısaca altı okunu bir an olsun aklımdan çıkarmayacağım. Yolumuz, Atatürk’ün çizdiği yoldur. Yolumuz açık ve aydınlıktır. Sizler de bana inan ve güvenin.

***

Her fırsatta dile getirdim: Belediye Başkanı olmak benim otuz yıllık hayalimdi. İnsanları ayakta tutan ilkeleri ve hayalleridir. Birçok şey hayal etmekle başlar. Bugün burada, önünde bir araya geldiğimiz şanlı partimiz bile 110 sene önce bir hayaldi; ama o hayal 100 yıl önce Cumhuriyet’i kurdu. O hayal bizi bir arada tuttu. Bizi önce toplum, sonra millet yaptı. Ben de ortak hayallerimizi gerçeğe dönüştürecek emin adımlarla ve kararlılıkla bu yola çıktım. Tek başına değil; sizlerle birlikte. Sizlerle omuz omuza vererek. Kalp atışlarımızı tek bir kalpte birleştirerek. Ve siz bugün belediye başkan aday adayı olarakkarşınızda sadece beni değil kendinizi de görüyorsunuz.

***

Aday adaylığımı kamuoyu ile paylaştıktan sonra, başkanlık mücadelesine erken başladığımı ifade edenler olsa da ben kesinlikle aynı düşünceye sahip olmadım. Ağustos ayı içinde partimizin Karadeniz Ereğli İlçe Örgütü Olağan Genel Kurul süreci yaşanmamış olsaydı ben çalışmalarıma daha erken bir tarihte de başlayabilirdim. İlçe Örgütü’me ve yönetimdeki arkadaşlarımızın çalışmalarına göstermek zorunda kaldığım saygı sebebiyle çalışmalarıma eylül ayı sonu itibarıyla başladım. İlçe Örgütü’nün yeni yönetimi belirlendikten hemen sonra da kendilerini ziyaret ederek ve görevlerinde başarılar dileyerek bu maratona giriş yaptım. 27 Kasım Pazartesi günü de hepimizin yuva ve ata ocağı olarak kabul ettiğimiz partimizin Karadeniz Ereğli İlçe Örgütü’nde resmî aday adaylığı başvurumu yaptım.

Ekim ayı itibarıyla da başta partimizin çok değerli eski genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yine Cumhuriyet Halk Parti’mizin kadirşinas Zonguldak milletvekilleri, partimizin mensubu belediye başkanlarımız ve sayın Zonguldak İl Başkanı’mızı ziyaret ettim. İlke ve hedeflerimi kendileriyle paylaştım. Her birinden güzel temenniler ve dualar alıp heybeme doldurdum. Nezaket gösterdikleri için her birine müteşekkirim.

Bu zaman dilimi içinde meslek odalarından demokratik kitle örgütlerine, sivil toplum kuruluşlarından esnaflarımıza kadar birçok kesime ziyaretlerde bulundum. Çok değerli yöneticilerle ve fikir sahipleri ile bir araya geldim. Pazaryeri esnaflarımızdan kent merkezimizdeki esnaflarımıza kadar birçok işyerinde vatandaşlarımızla buluştum. Onlarını dertlerini, sorunlarını dinledim. Karadeniz Ereğli’nin geleceği için önemli olduğuna inandıklarını düşüncelerini tek tek not aldım. Proje bazında da bana ve ekip arkadaşlarıma yol göstereceğine kanaat getirdiğim her bir öneri benim için çok değerliydi.

***

Karadeniz Ereğli’de benim dışımda hiçbir partinin aday adayının bu ziyaretleri gerçekleştirmediğini ve bahsettiğim kuruluşların yöneticileri ile fikir alışverişinde bulunmadıklarını hatırlatmak isterim.

***

19 Kasım günü şiddetli fırtına ve sağanak yağışlara bağlı olarak ilçemizde yaşanan doğal afetten zarar gören esnaflarımıza ilk koşan ve onların bu afetle mücadelelerinde kendilerine destek olmaya gayret edenlerden biri oldum. Bunu da göstermelik fotoğraflarla deklare etmeyi, bu katkılarımın üzerinden kişisel reklam peşinde koşmayı asla düşünmedim. Bu afetten kısa bir süre sonra geçirdiğim tıbbi bir operasyon sonrası bu esnaf arkadaşlarımızın neredeyse tamamımın telefon açarak, bizzat hastaneye gelerek, çiçek göndererek geçmiş olsun dileklerini paylaşması, hayatım boyunca elde ettiğim en büyük onurlardan biri oldu. Her bir esnaf dostuma bu vesile ile teşekkür ederim. Yine bu vesile ile afetten zarar gören, maddi kayıplar yaşayan vatandaşlarımıza bir kez daha‘geçmiş olsun’ dileklerimi sunmak istiyorum.

***

Ben Muhittin Dikmen olarak, 14 yılı aşkın zamandır üyesi olduğum, 6 yıl boyunca da çeşitli kademelerinde aktif görevler üstlendiğim, Türkiye’nin kurucu gücü Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir sevdalısıyım. Bu partinin askerliğini yaptım, yapmaya da devam edeceğim. Karşınıza da hepinizin aday adayı olarak geldim. Bu noktada bana icazet verecek olan temel gücüm, kendisine hizmet etmekten onur duyacağım Karadeniz Ereğli halkı ve partimizin genel merkezidir. Ancak, şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki, ben hala yıllardır kadim dostluklar yaşattığımız arkadaşlarımızın görev yaptıkları ilçe örgütümün aday adayıyım. Ben her iki değerli milletvekilimizin, Zonguldak il örgütümüzün aday adayıyım. Ben partimizin genel merkezinin aday adayıyım. Ben Muhittin Dikmen, binlerce Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin aday adayıyım. Çünkü ben kendimi hiçbir zaman bu güzel ailenin dışında ya da onun üstünde görmedim.

Elbette herkes her şeyi bilmek zorunda değildir; ama özellikle de bir kenti yönetmeye talip olan kişi, toplumu bir araya getirmek zorundadır. Toplumun ihtiyaçlarını ortaya koyarken bu birlikteliğin istekleri doğrultusunda proje geliştirmek ve hayata geçirmekle mükelleftir. Lider odur ki toplumunu kendisine inandırarak ve herkese güven verip vatandaşına örnek olarak toplumu organize eden kişidir.

***

Zerre kadar kuşku duymayınız! CHP çok güzel bir ailedir. Bu ailede belki zaman zaman kırgınlıklar olmuştur; ama sen-ben kavgası olmamıştır, olmayacaktır. Hepimizin temel gayesi partimizi üst noktalarda tutmak, geleceğe CHP’nin altı okundan yansıyan güçle ulaşmak, Karadeniz Ereğli’den Cumhuriyet Halk Partisi bayrağını eksik etmemektir.

***

Karadeniz Ereğli de bugüne kadar çok seçim gördü. Yıllar boyu karşınıza nice belediye başkan aday adayları geldi. Sizlere yığınla proje vaadler, yapılması en zor işlerin sözünü verenler bir bir önlerinizden geçti. Aday adaylığımı açıkladıktan hemen sonra bana da çok sordular. Projelerin neler, dediler? Vizyonunu nasıl anlatacaksınız, dediler. Herkese sormak istiyorum; halkın bir belediye başkanından beklentilerinden, o belediye başkanından yapmasını istediklerinden daha güzel proje mi olur? İşte benim çizdiğim vizyon budur. Ben hiçbirinize içi boş sözler vermedim, vermeyeceğim. Bu halk, bu vatandaş, Karadeniz Ereğli için, bu kentin geleceği için benden ne istiyorsa, benim temel hedefim o istekleri yerine getirmektir. İşte bu yol, sadece benim değil; sizlerin, hepinizin bu kentin belediye başkanı olmasıdır. Ben, her şeyden önce, bu güzel kenti, sizlerle beraber yönetmeyi vaad ediyorum. Ben bu kentin her insanına birlik, beraberlik ve bütünlük vaad ediyorum. Kavgalardan, kısır tartışmalardan, suni gündem yaratacak çekişmelerden uzak… ama bu kentin her bir bireyinin mutlu ve huzurlu olacağı bir Karadeniz Ereğli vaad ediyorum.

Herkes şunu iyi bilsin ki; ben de, sadece yapımı değil, projelendirilmesi bile milyonlarca liraya mâl olacak yatırımların bu kente gelmesini isterim. Ben de isterim bu kentin hiç değilse merkezinden, ulaşımın sık gerçekleştiği her noktaya kadar raylı sistem getirilmesini. Elbette ben de isterim bir hızlı trene binip buradan İstanbul’a bir saatte gitmeyi. Ben de isterim bu kente yukarılardan bakmayı; teleferiklerle bir uçtan bir uca dolaşmayı. Bunların hiçbirinin sözünü size veremem. Yapılması zaman ve çok para gerektirecek tek bir çalışmayı bile, sırf kendi egolarımı tatmin edebilmek için bu şehrin insanlarının karşısına getiremem. Ben doğup büyüdüğüm şehre bu haksızlığı yapamam. Karadeniz Ereğli’ye yapılacak en büyük iyilik, vatandaşın temel ihtiyaçlarını giderecek, onu belli başlı sorun ve sıkıntılardan kurtaracak; belki büyük, belki küçük proje ve hizmetleri sizlere sunmaktır. Dolayısıyla da benim proje üreticim de siz olacaksınız, mimarım da çevre mühendisim de kent plancım da…

19 Kasım’da yaşanan felaketin sonrasında kent merkezimiz hayli zarar gördü. Bir gün sonrasında belli kesimler; “Bu Ereğli’yi kimse ayağa kaldıramaz.”, demeye başladı bile. Hiç de zaman kaybetmediler. Herkes müsterih olsun. Biz bu kenti eskisinden daha güzel hale getirmeye talibiz.

O yüksek dalgalar, o sert fırtına ve su baskınları gösterdi ki kentimizin altyapısal olarak çok eksiği var. Gideririz. Daha iyisini yaparız. Ama makyajsız; tozları halının altına süpürür gibi değil. Tüm tozları, gerekirse tek tek toplayarak ve kusursuz bir Karadeniz Ereğli yaratma ideali ile bu çalışmaları yaparız, yapacağız da…

Bana yine; “ekibin hazır mı?”, diyorlar. Hem de haftalardır. Sanırım ekipten kasıtları belediye meclis üyesi adayları. Ancak şunu çok iyi bilmelisiniz ki, belediyede icranın başı olan belediye başkanının ekibi, bu belediyenin başarılı müdürleri, memurları, amirleri, şefleri ve işçileridir. Bugün belediyede çalışan bu kadroyla çok iyi bir ekip anlayışı içinde çalışacağımıza yürekten inanıyorum. Sorulmak istenen belediye meclis üye adayları ise eğer; hiç kuşkunuz olmasın ki, gerektiğinde ilçe örgütümle, milletvekillerimle bir dayanışma ve fikir birliği içinde CHP’deki en iyi kadroyu karşınıza getireceğim. Başarılı olacaklarından emin kalacağınız ve takım ruhu içinde çalışacak bu kadroda kendim kadar güvendiğim yol arkadaşlarım elbette olacaktır. Bütün arkadaşlarımla birlikte CHP’nin bayrağını Karadeniz Ereğli Belediyesi’nin kalesinde dalgalandırmaya devam edeceğimizden hiçbir tereddüdünüz olmasın.

***

Yuvam olarak bildiğim partimden Karadeniz Ereğli’me sesleniyorum. Şehrinizin geleceği konusunda asla umutsuzluğa kapılmayın. Başınız her zaman dik olsun. Bizlerden önce kendinize güvenin. Sonra da bağrınızdan çıkan evladınızla birlikte omuz omuza verin. Gelin, Karadeniz Ereğli’yi hep birlikte geleceğe taşıyalım.

***

1980’li yıllardan bu yana, Karadeniz Ereğli’nin il olması gerektiği anlatılıp durmuştur. Dile kolay, otuz seneden fazla bir süredir bu meseleyi tartışıp duruyoruz.

İl olabilecek miyiz?

İşte benim size vizyon proje olarak sunacağım en büyük sözüm şudur: Karadeniz Ereğli’yi öyle bir noktaya getireceğiz ki, günü geldiğinde, bu kentin il olabilme ihtimalini değerlendirecek olan üst akıl, kentimizde tek bir noksan dahi bulamayacak. O üst akıl, altyapısı donanımlı hale gelmiş, en küçük bir doğa olayında sarsılmayacak, ekonomisini sadece belli sektörlere yaslamayacak, gelecekten kaygı duymayacak, köyleri göç vermeyecek, konut kiraları dudak uçuklatmayacak, herkesin bütün içinde yaşayacağı bir kent görecek. Bu kentin belediyesi gerektiğinde tarım üreticisine de destek olacak, gerektiğinde gençlerine iş imkanı sağlanması için Ankara ile halkımız arasında köprü olacak. Bizim insanımız, kent merkezindeki yollarını kullanırken tehlike hissetmeyecek. Denizinin mavisi, güneşinin sarısını daha bir güzel selamlayacak. Bu memleketin engelli bireyi, artık engelsiz bir kent içinde yaşayacak. Bu şehrin kadını, başına bir bela geldiğinde kendisini yalnız hissetmeyecek. Bu kentin gençleri, genç misafirleri sadece yaz mevsimlerinde festivallerde gülmeyecek. Gençlerimizin yüzlerindeki tebessümler gül goncası gibi hayatımızı süsleyecek. Bu kent yarınlarda sadece sanayi kenti kimliği ile anılmayacak. El ele vereceğiz; bu kenti turizme kazandıracağız. Göreceksiniz, başaracağız. Bu koca şehir, Fatih Sultan Mehmet’in çınarlarıyla bezenmiş Karadeniz Ereğli’m, sıradan bir emekli kenti olmayacak. Emekli huzurlu olacak ama gençleri memleketlerini terk etmek zorunda kalmayacak. Bu memlekete bir gelen, bir daha gitmek istemeyecek.

***

Bu kentte yaşamak bir ayrıcalıktır. Karadeniz Ereğli hepimize çok şey vermiştir; ancak şu da bir gerçek ki bizler de bu kente çok şeyler verdik. Bu kent için üretiyoruz, bu kent için emek veriyoruz. Hayırsever ailelerimizin katkılarıyla kendi okullarımızı yapıyoruz. Başınız dik olsun! Bütün bunları yaparken de devletimize aldığımızdan fazlasını veriyoruz. O zaman neye ihtiyacımız varsa; stadyum, kent meydanı, üniversite binaları, yurtlar… bunları istemek en doğal hakkımız. Bu isteklerimize karşılık bulmak için yapmamız gereken, isteklerimizi tek bir ağızdan, tek bir yürekten haykırabilmektir.

***

Benim belediye başkanlığımda neler göreceksiniz?

• Her şeyden önce bir ve bütün olan bir Karadeniz Ereğli halkı göreceksiniz. Çünkü benim olduğum yerde önce birlik ve beraberlik olur.
• CHP içinde birbirleriyle barışık bir yerel yönetim ve örgüt yönetimini karşınızda bulacaksınız.
• Diğer siyasî partilerin yönetimleriyle de Ereğli menfaatleri doğrultusunda kolaylıkla bir araya gelebilen, milletvekillerinin tamamıyla el ele vermiş bir belediye başkanı kimliği bulacaksınız.
• Ülkemizin ve ilçemizin gözbebeği Erdemir ile uyum içinde ve gerektiğinde Erdemir’den ne isteyeceğini, Erdemir’e ne verebileceği iyi düşünüp bunu hayata geçirebilen bir yerel yerel yönetim anlayışını izleyeceksiniz.
• İlçedeki sivil toplum kuruluşlarının her biri ile fikir alışverişinden kaçınmayan, onların düşüncelerine de yer vermeyi bilen bir belediye başkanının bu kenti yönettiğine şahit olacaksınız.
• Devlet imkanlarının ve yatırımlarının eksiksiz ve zamanında bu ilçeye kazandırılabilmesi için Karadeniz Ereğli ile Ankara arasında mekik dokuyacak bir Muhittin Dikmen ile her biriniz gurur duyacaksınız.
• Benim belediye başkanlığımda her mahallenin muhtarı da düşüncelerini paylaşma ve görev yaptıkları yerleşim birimlerinin sorunlarının daha kısa sürede çözüme kavuşması noktasında sorumluluk alacak. Muhtarlar belki de ilk kez bu kentin yönetiminde de seslerini duyurma, düşüncelerini aktarabilme fırsatı elde edecek.
• Sizleri, 2024’ten itibaren, engelsiz bir Karadeniz Ereğli göreceksiniz. Engelli her bir bireyimizin huzur içinde yaşayabileceği bir kentin yeni yerel yönetiminiz ile nasıl oluşturulabileceğine tanık olacaksınız.
• Kadınlarımızı en azından ilçe ekonomisinde söz sahibi olabilecekleri noktaya gelebilmeleri için onları teşvik edecek bir belediye başkanı olacağım. Üretmeyi seven kadının el emeklerinden ve alın terinden ilçenin tamamının istifade edebilmesi için Karadeniz Ereğli Belediyesi de elinden geleni yapacak. Üretim yapmak isteyen her kadın önce beni bulacak. Ben onun yardımına koşmak için elimden gelenin fazlasını ortaya koyacağım.
• Başı derde giren; fizikî ve psikolojik destek gördüğü için himaye altına girmek isteyen her kadınımıza, devletimiz gibi kucak açacağız. Korunması gereken kadın, sığınacak yer için başka kentlere gitmek zorunda kalmayacak. Bu memlekete de bir kadın sığınma evi kazandıracağız.
• Elbette köylerdeki üretimi teşvik etmek için hibeler yapamayacağız; köylümüze tek bir traktör, tek bir çuval gübre alıp veremeyeceğiz; ancak o köylünün ürettiklerinin halka arzında biz de belediye olarak aracı olacağız. Topraklarımızda yetilen ürünlerimizin tanıtımı ve ülke içinde satışını kolay hale getirebilmek için gerektiğinde ilgili meslek odaları ile temasa geçerek projeler yapacağız.
• Belediye, ilçenin her yerleşimindeki esnaflarıyla da bütünlük içinde olacak. Esnaflarımız, işyerlerinin yer aldıkları yerleşim birimlerinin sıkıntılarından, beşerihayata dair problemlere kadar her zaman diliminde ve gönül rahatlığıyla bizlere ulaşabilecekler.
• Yaşlılarımız için düşündüklerimiz ve hayata geçirmeyi planladığımız projeler onların ve ailelerinin talepleri doğrultusunda şekillendirilecek. Özellikle yatalak konumundaki hasta bireylerimiz, engelli büyüklerimiziçin, günlük bakımevlerinin yapımı projesini hiç zaman kaybetmeden Karadeniz Ereğli’ye kazandıracağız. Bu bakımevlerinin sayısını, önümüzdeki beş yıl içinde mümkün olduğu kadar çoğaltacağız.
• Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğü ile temasa geçerek, Karadeniz Ereğli’mize Basın Akademisi kurulması yönündeki girişimlerde de asla geç kalmayacağız. Basın kuruluşlarımızın bizden en önemli talebi olan bu proje için de taşın altına elimizi sokacağız.
• Karadeniz Ereğli’nin trafik sorunu için yeni yollar kazandırmak elbette yeterli değildir. Biz bu ilçenin öncelikle park sorununa çözüm bulacağız. Bunu yaparken ilçemizin çevre yollarına bir an önce kavuşması için merkezi otoriteyi rahatsız etmeye devam edeceğiz.
• Halkı dinleyeceğiz; kulağımız sürekli sizlerde olacak. Halk günleri bundan böyle yapmış olmak için yapılmayacak. O halk günleri, herkes gönül rahatlığıyla gelebilsin, diye artık hafta sonu günlerinden birinde yapılacak.
• Ben bir babayım. Kızımın tahsilini yapıp mühendis olarak bu memlekette iş hayatına devam etmesi beni ne kadar onurlandırıyorsa, tahsilini tamamlayan oğlumun denizcilik işletmesi yöneticisi olarak İstanbul’da çalışmak zorunda kalması bir o kadar yüreğimi kanatıyor. Yapmamız gereken, gücümüz yettiği ölçüde bu kentte, bu kentin çocuklarına iş olanakları yaratmaktır. Bu konuda mücadele göstermek benim boynumun borcudur.

***

Ereğli bizim için bir aile. Ereğli bizim yuvamız.

Bu kent bizim babamız, annemiz… Bu şehir bizim oğlumuz, kızımız, kardeşimiz.

Biz bugün, yeni, bir başlangıçla yeni bir yuva kuruyoruz.

Sizler, evlatlarınız bir yuva kurarken önce neye bakıyorsunuz? Damat veya gelin adayının en zengin, en güzel, en tahsilli ya da en tecrübelisine mi?… Bence bunların hiçbiri geçerli değil. Evladınızı evlendireceğiniz damat ya da gelinin, iyi ve kötü günde çocuğumuzun yanında olup olmayacağına bakıyoruz önce hepimiz. Bu çocuklar birbirlerine denkler mi, diye bakıyoruz onlara. Uyumlular mı, birlikte anlaşabiliyorlar mı, diye bakıyoruz.

Peki başka ne ararız yeni kurulacak bu yuvada? Şefkat, vicdan, karakter… Çocuklarımızın kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir gelecek düşünüyoruz. Bunlar hepimizin beklentisi değil mi?

***

Bir aday adayı kardeşim, projelerinin çalınması ihtimalinden bahsederek onları buradaki konuşmasında anlatmaktan kaçındı. Ben ise tam altmış gün boyunca, sosyal medyanın her ortamında ve basın kuruluşlarımız aracılığıyla projelerimin ve yapmayı düşündüğüm çalışmaların büyük çoğunluğunu sizlerle paylaştım. Keşke benim projelerim çalınsa… bundan büyük mutluluk duyarım.

***

Ben Muhittin Dikmen olarak kimsenin desteğiyle veya himayesiyle karşınıza gelmedim. Bugün karşınızda beni yetiştiren ailemin bu kentte bıraktığı izle, beni meslek sahibi yapan devletimin bana verdiği terbiyeyle huzurunuza geldim. Bu yarışın sonucunu tabii ki sizlerin kararı belirleyecek. Ancak hatırlatmak isterim ki, sorumluluk da sizlerde olacak. Hepinize naçizane tavsiyem, iyi düşünün ve karşınıza her gelen her adayı en iyi şekilde inceleyip, anlayıp tanımaya gayret edin.

***

Her insanın hayatında onurla hatırladığı günler ve dönemler vardır. Sizler, bugün, varlığınızla bana hayatımın en güzel onurlarından birini yaşattınız. Bu yola çıktığım günden bu yana tek bir saniye bile yalnızlık hissetmedim. Attığım her adımda ayak seslerinizi hemen ardımda duydum. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Varlığınız eksik olmasın.

***

Bu yolda çok değerli partililerimiz aday adayı olarak yola çıktılar. Ben, onların arasında hiçbir ayrım yapmadım. Her birine derin bir saygı ve sevgi duyuyorum. Her birinin yolu da açık olsun. Ben sizin gölünüze maya çaldım. Bu maya sevgi mayasıdır. Bu maya saygı mayasıdır. Bu mayada kavga yoktur, kötü söz yoktur. Kin, haset, düşmanlık yoktur. Dileğim odur ki bu mayadan yıllar boyu, bizden sonra gelecek olan bugünün genç CHP’lileri de yararlansın.

Bu inancı taşıyan bir partili olarak da bu mayanın kirletilmemesini istiyorum. Hiçbir parti yöneticisinin bizler arasında bir ayrım yapmamasını istiyorum. Bizlerinden herhangi birini ötekileştirmemesini Bütün içinde olalım, istiyorum. Birlik içinde olalım, istiyorum. Beylik sözler veya deyimlerle cümlelerimi sonlandırmak değil amacım. Sadece bilin istiyorum. Hepimiz bu geminin yolcusuyuz. Gideceğimiz liman Çağdaş Karadeniz Ereğli Limanı’dır. Uzatın ellerinizi. Hep beraber el ele geleceğe, bizi bekleyen limanımızauzanalım.

***

Her birinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bana ayırdığınız zaman için hepinize teşekkür ediyorum.

Yolunuz, yolumuz açık olsun!

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL