23 Mayıs 2012 Çarşamba

İYİ YOLDAYIZ...

21 Aralık 2011, 11:12
İYİ YOLDAYIZ...
Nilgün LEVENTGELİR
 Emine Ülker Tarhan açıklamış, yargıda militanlara ihtiyaçları varmış. Üzüldüm. Şimdiye kadar şikayetleri yoktu. Demek ki doğru yoldayız. 
Cumhurbaşkanlığı görev süresi için 5 yıl diye direniyorlar. Sevindim. Demek ki doğru yoldayız. 

Anayasa paketini ne zaman konuşsak terör tırmanıyor. Çok üzülüyorum ama, demek ki doğru yoldayız.

Fransa İnkar Yasası’nı görüşmeyi kafasına koymuş, ne düşüneyim bilemedim ama demek ki doğru yoldayız. Ruanda’nın hesabını verememiş Fransa ne halt ederse etsin önce kendini aklasın sonra bana gelsin. Eğer gücü yeterse.

Yunanistan’da kriz daha uzunsüre aşılamayacak. Avrupa birliği finans ile ilgili sıkıntı çekiyor. Ülkemin büyüme ve işsizlik rakamları açıklandı. 2012 yılı yaşlı Avrupa ve Amerika için tehlike sinyallerinin bol bol çaldığı bir yıl olacak. Hele ki hazine diye bir kurumları olmadığı için her Avrupa ülkesi mali sıkıntıdaki her ülkeyi sırtından indirmesi gerekli bir yük olarak görecek. Ortak bilinç geliştiremedikleri içinde günlük çözümlerle götürmeye çalışacaklar. İhtimal ki, faturayı da faşizan çözümlerle ödetmeye çalışacaklar. Demokrasi beşiği ey Avrupa. 2012 yılı değerlendirmelerine bakılırsa ülkemiz için en karanlık senaryoda bile büyümemiz eksiye düşmüyor. Bunu görmeyenler için üzülüyor ama ülkem için seviniyorum. Demek ki doğru yoldayız.

PKK sorununu Ortadoğu ve Avrupa’dan bağımsız ele alanlara üzüldüm. Akılları yeni başlarına geliyor. Dersim dosyaları, istiklal mahkemeleri, Şeyh Sait İsyanı ve 1915-1920’lerin Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’sü daha yeni konuşulmaya başlanıyor. Ülkem adına sevindim. Demek ki doğru yoldayız. 
Mısır, Suriye ve  Libya, halk iradesinin sergilendiği en güçlü örnekleri olmakla beraber farklı karakterlerde devam ediyorlar, insanlık adına daha fazla başımız öne eğilmez duasını ediyorum. Farkındalık oluşturdukları ve yenidünya düzenine (!) direndikleri için seviniyor, İnşallah daha fazla cana mal olmaz temennisinde bulunuyorum.

Her şey pespembe değil ewet, çünkü biz insanların terazisi kaçmış zaten. Çok fazla şey beklememek lazım. Külliyen kötü değiliz eyvallah. Ama kimsenin yoğurdu da benimkinden daha ak değil. Bal tutan parmağının yalar, suyun başında iken testini dolduracaksın gibi veciz değerlendirmelere sahip ey halkım. Ben sizin evladınızım. Bana ne öğretti iseniz, nasıl yetiştirdi iseniz ben öyleyim. Hırsızsam sadece benim suçum mu? Gözüne baka baka yalan söylüyorsam, bunu bana biri öğretmiş olmalı ve küçücük yalanların önemli olmadığını da söylemiş olmalı o birileri. Kavga etmenin en büyük erdem olduğunu ne ara öğrendim onu bilmiyorum. Kadın erkek fark etmiyor, bana ters düştü mü dalıyorum gidiyor. Sır saklamam. Adam kayırırım. Hem de öyle kayırırım ki, sen bile haklı görürsün beni. Malum herkes yapıyor. 

Siyasetçinin dürüst olmasını isteriz ama iş bize dokundu mu, dürüstlüğüne kızarız. Hak yiyeninin karşısında oluruz, bizim adamımız olduğu zaman kör oluruz. Dolan kova bizim kovamızsa hakkımız, ötekinin kovası ise hak gaspı olur kızarız. İşe yaramaz biridir, sırf bizim adamımız diye her boşluğu onunla doldurmaya çalışırız, sonra da bir şeyler neden değişmiyor diye yakınırız. Her dönemin adamlarının peşinde pel perişan dolaşırız, gerçekten bir ADAM çıkar, adam yerine koymaz devam ederiz. Sonra da aynı tas aynı hamam der, her dönemim adamına veryansın ederiz. 

Değişmek bu kadar zorsa şikayet etmemek lazım. Sosyolojik olarak bunun uzun bir süreci olduğu kesin. Toplum belli evrelerden geçtikten sonra sancılı bir şekilde bu değişimleri büyüklüğüne göre yaşıyorlar. Hatta bu değişimler küresel bir dönüşüme bile evrilebiliyorlar. Ama benim kastım bu kadar büyük çaplı bişi değil. Daha kişisel, öznel ama etkileri sosyal alana yansıyacak değişimler. Kalıplardan vazgeçmek lazım artık. Her gördüğü boşluğu doldurmaya çalışanlardan vazgeçmekten bahsediyorum. Aynı takımı desteklemeye lafım yok, ama futbolcunun bile verimlilik değerlendirmesi belli bir yaştan sonra yapılmıyorsa varın gerisini siz düşününün. Defans oyuncusu adamı oyun kurucu olarak kullanmak mantıklı gelmiyor vs vs.

Meselenin özü, demekle olmaz. İstemeyi bilmek, istemek ve yapmak lazım. Bundan gayrısı manevradır, kandırmadır. Ne koltuk kalıcıdır, ne de masa üstünde duran isim plakası. İz bırakmak lazım. İz bırakamasak bile, buna niyetli olmak lazım. Güzel bir iz bırakmaya niyetli olmaktan kime zarar gelir. Akıllı olmak lazım. Yoksa, bir oyun kurucu peşinde “aha böyle”  dolanılır da kimin değirmenine su taşınıyor anlaşılmaz. 

Hassaten anlayana……… Kalın sağlıcakla……

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • AHMET YILDIZHAN 5 ay önce yorumlandı

      sayin nilgün hanim yazılarınızı sürekli takip eden birisi olarak sizi bu yazınızdan dolayı çok tebrik ediyorum sizlerle aynı kulvarda olduğum içinde kendimi şanslı hissediyorum demekki doğru yoldayım allah (cc) hiçbirimizi utandırmasın başarılarımızı hep daim ettirsin saygılarımı sunuyorum ahmet yıldızhan

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Sizce Ak Parti'nin İlçe Başkanı kim olmalı?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SAYFALAR

    e-gazete

    KARİKATÜR

    ARŞİV